21 Mart 2015 Cumartesi

GİT,GİDEBİLİRSEN;SEV,SEVEBİLİRSEN;ÖL,ÖLEBİLİRSEN....


“Şu iflas etmiş dünyada en geçerli para birimi; kendin gibi bir insanla paylaştığın duygulardır.”
Il Postino

Bu şarkının içimde uyandırdığı sevi,yalnızlık ve hasret mevsimi...
Ve 10gün sonra pamuğumu yitireli 2yıl olmuş oluyor...
Öyle çok yapmak istediğim şey var ki şu hayatta ve öyle de çok hiç yapmak istemediğim...
Bu arada izlediğim 4 adet harika filmler oldu ve kitap da önerebileceğim...

 Kitap ise;

#KürşatBaşar #BaşucumdaMüzik

"...
Ama aslında bu kadar basitti işte:
Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan âşıksın."
Kürşat Başar~Başucumda Müzik//sf:16

tavsiye olunur...

Ve Almanca kursuna da başladım...Güzel girişimlere devam...
Haftaya Çarşamba günü İstanBLUE'a gidiyoruz işe dair eğitime...
Şu an tek istediğim şey artık hata yapmamak...İlişkilerimde sağlam yürümek...

*Özlediğim canım öğretmenimi de göremiyorum uzun zamandır...Umarım iyisinizdir..Gerçekten karşılıksız şu hayatta ki en değer verdiğim insanlardansınız benim için... <Nurgül hocam>
Ve bir de lisedeki hocam var,onu da ziyarete gitmem lazım yeni işi için tebrik etmek ve sarılmam da şart... <Füsun hocam>

Maneviyatıyla büyüdüğüm ve yeri dolmayacak insanlardan çok yok bende...Az ve özüz o yüzden de paylaşmayı seviyorum..Sevgimin dili yok her dilde sevebilirim onları...Ve eksilmesin hiç dostluğumuz ve paylaşımlarımız diliyorum...

Biliyor musunuz?
Şiirin film giymiş hâlidir;
KELEBEĞİN RÜYASI!



 
''Sevgili şair, belki de sen haklısın. Susmak en iyisi. Unutmak değil de belki hatırlamamak mümkündür.''

K. Rüyası


Mehmet Yalçınkaya Bir kadına aynalardan önce güzelliğini hatırlatmak isterdim.
Kelebeğin rüyası
  • Ne kucak açar hatıralar, Nede dönerler gemiler bir daha.
    Şerefine kaldırıyorum. Bu olmayan şarap kadehini. Şerefine üstad.
    Sen çok güzelsin, sebepsizde gülebilirsin.

    K.Rüyası
    Aşk,en güzel bahanesidir şiirin....
  • Unutmak en iyisi. Ama unutmak zor gelir insana. Hatırlamamak daha iyi. Unutmakla hatırlamamak aynı şey değil nasıl olsa!
    Sevgilerle Mehmet hocam!

  • Mehmet Yalçınkaya Sen öyle say hatırlamamak unutmağın yoğun bakımdan hali ölmemiş ama yaşıyor

  • Yeliz Varlı Ölüme eş ayrılık. Ne gitme diyebiliyorsun gidene; ne de geri dön,beni bırakma… Söylemişti zaten yıllar evvel Cemal Süreya:
    Özlemek,ölmekten iki harf fazla be çocuk…

  • Mehmet Yalçınkaya Ölünce kirlerimizden temizlenir, ölünce iyi Adam oluruz.:))

  • Yeliz Varlı ÖLÜME YAKIN
    Akşamüstüne doğru, kış vakti;
    Bir hasta odasının penceresinde;

    Yalnız bende değil yalnızlık hali;
    Deniz de karanlık, gökyüzü de;
    Bir acayip, kuşların hali.

    Bakma fakirmişim, kimsesizmişim;
    - Akşamüstüne doğru, kış vakti -
    Benim de sevdalar geçti başımdan.
    Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış;
    Zamanla anlıyor insan dünyayı.

    Ölürüz diye mi üzülüyoruz?
    Ne ettik, ne gördük şu fani dünyada
    Kötülükten gayri?

    Ölünce kirlerimizden temizlenir,
    Ölünce biz de iyi adam oluruz;
    Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış,
    Hepsini unuturuz...
    Orhan Veli Kanık
    ( 1914 - 1950 )
    Bu kadarlık olsun,,,
    Şimdi kitap okuma zamanıdır,,,

    Sahi bugün :
     Şiir yürür,şiir sever,şiir içer mi
    Şiir mi
    Yürür de,sever de,içer de elbet...
    Edip Cansever
    ‪#‎21MartDünyaŞiirGünü‬ ‪#‎siirsokakta‬


    ve  

    #DünyaDownSendromlularGünü





    21 Mart ‘Dünya Down Sendromlular Günü’ne özel yapılan ve farkındalık artırmayı amaçlayan bu filmde; 15 down sendromlu birey, “down sendromlu bebek” bekleyen bir anne adayına sesleniyor.Verdikleri mesaj o kadar güzel, o kadar temiz ve o kadar dolu ki! Bu filmi mutlaka izleyin ve izlettirin. Çünkü hepimizin bu sendromu daha iyi tanıması ve onların da bizlerden farksız olduğunu öğrenmesi gerekiyor.Hepimiz “eşit”iz…

    YELİZ VARLI
    HATIRAM KALSIN
    21/03/2015
    Ankara,Ev

12 Mart 2015 Perşembe

FADO!

Ve FADO!

http://tr.wikipedia.org/wiki/Fado

Dinlediğimiz bu müzik türünün aslında o kadar bizden olduğunu fark ettiğimden beri tüm arşivi kurcalamış bulunmaktayım...




Öyle çok şey oluyor ki hayatımda artık yetişemiyorum...

Geçenlerde 28/02/2015 Saat: 13:00-15:00 arasında Ankara Bach Korosundan tanıştığım bi arkadaşım vesilesi ile TRT KENT RADYO ANKARA 105.6 frekansında şiirlerimi tanıtma fırsatı buldum; ''Kültür Kenti''adlı programa konuk oldum ve 4 adet şiirimi seslendirme imkanı sundu bana tşk ediyorum nezdinizde de kendisine tekrar tekrar...

Sonra 87.Oscar Ödül Töreni ardından
3 adet ödül alan filmleri izledim Damla'mın tavsiyesi üzerine ve bayıldım,sizlere de tavsiye ediyorum!
Ve kitaplardan ise ;

Okunmamış ise tavsiye olunur her biri birbirinden güzeldi...
Yoğundu evet geçen zaman...
Bu hem güzel hem de yazmaya vakit bulamadığım için de kocaman bir eksiklik kendimce tabi...
Kariyer planlama adına güzel girişimlerim de oluyor..
Her şey yolunda,ŞÜKÜR!

Ve bir de yine ayrı yollara düştüğümüz,savrulduğumuz insanlar var tarih tekerrürden ibaretse evet dördüncü defadır belki de yanılmışlığımla ben kalakaldı/m/k bi başımıza!..Umarım çok mutlu olursun gönlünce olsun....Ve bil ki Baharbahçe'nin kapılarını asma kilitledim...
Mevsimlerden belki tomurcuk şimdi ama;senin ektiklerin toprağında kabuklarından çıkamayarak son buluyor bir bir bil istedim...

Bugün ne evlere sığıyorum ne de sokaklara...
Dört gündür faranjitimin vermiş olduğu rahatsızlıkla birlikte yataklara düşmüş olmak da bana yakışmıyor...Bugün toparlanıp işimin başına sonunda geçtim...
Güzel geçiyor günler,ha sahi geçen Ankara Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığı Müdürlüğüne başvurmuştum,artık bizlere Bitki Koruma İlaçları İçin Reçete Yazma Yetkisi verildi..Bende aldım...
Bir de Bölümümün adı değişmiş SONUNDA!
TARIM MAKİNALARI VE TEKNOLOJİLERİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ olmuşuz...
Biliyor musunuz?
Mart ayını sevmiyorum aslında...
Öyle çok eksikliğini hissettiren bir YÜREK var ki ŞURAMDA!
Hiç eksilmedi pamuğum hasretin...
Dün gece rüyalarımda idin yine can parçam,boynuna sarılıp,ölmediğini biliyordum derken sayıklayarak uyandım sabah... Keşke sen de olsaydın her anımda canımın içisi;öyle özledim ki sohbetini...Başımı omzuna kimi zaman dizlerine yaslayıp bazen de karşılıklı divanlarda uzanıp sohbetlerimizi,gözlerinin kahverengisindeki o sessiz sakin durgunluğu ama en çokta hep al yanaklarında ki neşeyle sesinin renginde ki içimi ısıtan şefkatini....
Özlemin,sevgin ve dualarımdasın sonsuz kere...
Mekanın Cennet Olsun BABAANNEM
Seni çok seviyor kınalı kuzun...

HATIRAM KALSIN

YELİZ VARLI
12/03/2015
Ankara

24 Şubat 2015 Salı

DOĞAN HARFLERİMİN ŞEHRİNDE



Yine boncuk boncuk alnımızda
Düğümlenen boğazımızla
Hasret
Atmosferin iliklerimde yüzen
Boşluğuna çarpıyor kilometrelerce seviyle
Doğrulursa haşmetli karanlığın
uzanan kollarıyla sarılan arzusu
Kayıp geçen senfonik hislerle yüklü
gülüşünde sallanan mühürlü yıldız bulutu
Savrula savrula dönüyor hayallerimin kırıntılarıyla
do
mi
fa
Çocukluğumun yokuşundan aşağı aniden sapan
Ve renkleriyle durmadan yarışan sokaklarında
Yürüdükçe çehrelerde büyüyor
Adımlarımla uyanan tomurcuklarında
Islanan kelimelerimin s/g/özleri
Müfredat dışına çıkılamamış
ezber kokan sayfalarda
Kaç defadır flu kalbim dehlizlerde
Yine çıkmadı panoramik çekimlerde

YELİZ VARLI
HATIRAM KALSIN,,,
24/02/2015
23:14
Ankara,Ev

6 Şubat 2015 Cuma

HALLİCE!



 http://youtu.be/EBG9LkbmLF8

Çok şükür yarın yaşamak için hâla sebeplerimiz var..
Sırt sırtaverdik mi,ardı sıra gelir güzellikler ömrümüze..
Bakma bu aralar havalar soğuk,
ellerimiz ceplerimizde..
Mevsim değişti mi;
Güneş de gelir,
gökyüzü de!


YELİZ VARLI
06/02/2015
HATIRAM KALSIN,,,,
ANKARA,EV

31 Ocak 2015 Cumartesi

MİNNET EYLEMEM...

''Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına,
Rızkımı veren Hüda'dır, kula minnet eylemem.''
Nesimi



Ne güzel demiş Nesimi...
Bazen türküler o kadar bizden ve o kadar eş ki!
Yürek öyle noksan ki
Bu alemde divane gibi gezdiren
Geriye kalan yalnızca tanımadığımız işte bu TENDİR!

Bir diziye başladım şimdilerde...
Game Of Thrones!
Yaşıyorum da işte ÇOK ŞÜKÜR der gibi...
Seviyorum hâlâ insanları
Dokunmak istediğim yüreklere daha sarılamamış olmanın verdiği HASRET
Ve içimde geleceğe dair inşa edilmeyi bekleyen milyonlarca harf,raylar ve pek çok DÜNYA var...
Yollar hep kişiliği bir yere vardırır mı bilmem
İnanmak istediklerimiz kadar mı varız aslında
Yahut çok mu basitiz
Sandığımız kadar yok muyuz VARMAK İSTEMEM!
İçimizdeki bu umut hiç EKSİLSİN de DİYEMEM
Ama demem o ki
İMKANSIZI kulağıma çalınan bu tellerden MAHRUM ETMİCEM!



HATIRAM KALSIN,,,

YELİZ VARLI
30/01/2015
Ankara,Ev

21 Ocak 2015 Çarşamba

ZAFERLERİM VAR!


Eveeet günce,
bugün iş sağlığı ve güvenliği sınav sonucum açıklandı...Ve başardım!
Bir adım daha yaklaştım..
Hayat,bazen de yakalar işte o sevince şarkısındaki nakarat misali
BÜYÜK BÜYÜK SEVECEK MEVSİM ZAFERLERİ
Belki de hiç dinmeyecek
Bitmeyecektir koşuşturmacası
Biliyorum,vazgeçersem ölürüm
Çarkların dönmesine değil
Güçlendikçe sessiz harflerin ağına takılıp
DOĞURAMAZSAK GÜNEŞ'i
Ya sonra...
Burası neresi
Hani o yürüdüğümüz samanyolu
büyüttüğümüz hisler gezegeninin
inmeyen yolcusuyuz bir sen
bir ben iki
Şimdi çizdik ya zamanın gökyüzünü yüreğimizin iziyle
Toprak türkü kokuyor
gece sevda
Aşkla kalalım
Uzanıp telgrafın tellerine
Gel etme yorma sevgili
DİNLE...



YELİZ VARLI
21/01/2015
Ankara,Ev
HATIRAM KALSIN,,,


PENCERE


Bir pencere, bakmaya
Bir pencere, duymaya
Bir pencere, yeryüzünün yüreğine ulaşan tıpkı bir kuyu gibi
Tekrarlanan mavi şefkatin enginlerine açılan.
Yalnızlığın küçücük ellerini
Cömert yıldızların verdiği gece bahşişi kokularıyla
Dolduran bir pencere
Belki de konuk etmek için güneşi şamdan çiçeklerinin gurbetine
Bir pencere, yeter bana

Oyuncak bebeklerin ülkesinden geliyorum ben
Bir resimli kitap bahçesinde
Kâğıt ağaçların gölgesi altından
Toprak yollarında geçip giden
Kurum mevsiminden, kısır aşk ve dostluk deneylerinin
Sıralarında veremli okulların
Alfabelerin soluk harflerinin büyüdüğü yıllardan
Ve karatahtaya taş sözcüğünü yazar yazmaz çocuklar
Ulu ağaçlardan sığırcıkların çığlık çığlığa kanat çırparak
Uçup gittikleri
O andan
Etobur bitkilerin köklerinden geliyorum ben
Ve hâlâ başım
Dopdolu
Bir deftere toplu iğnelerle
Çakılan
O kelebeğin yabancı sesiyle

Asılınca güvenim adaletin koptu kopacak ipiyle
Ve bütün kentte
Parıldayan ışıklarımın yüreğini parça parça edince onlar
Koyu renk mendiliyle yasanın, bağladıklarında
Aşkımın çocuksu gözlerini
Ve isteğimin acı şakaklarından
Fışkırdığında kan
Yaşamım artık
Hiçbir şey olmadığında, hiçbir şey olmadığında duvar saatinin
  tiktaklarından başka
Anladım birden yolum yok yolum yok yolum yok
Çılgınca sevmekten başka

Bir pencere yeter bana bir tek pencere
Bilince ve bakışa ve suskunluğa
İşte öylesine boy atmış ki ceviz fidanı
Anlatabilir artık genç yapraklarına tüm bir duvarı
Ve sor aynadan
Adını kurtarıcının
Ve işte senden daha yalnız değil mi
Ayaklarının altında titreyen yeryüzü?
Yıkıntı elçiliğini, peygamberler
Kendileriyle birlikte getirmediler mi çağımıza?
Ve yankıları değil mi o kutsal metinlerin
Bu patlamalar art arda
Bu zehirli bulutlar?
Ey dost, ey kardeş, ey herkes!
Yazın tarihini gül soykırımının
Aya vardığınızda!

Düşler
Ne kadar safsalar o yükseklikten düşer ölürler
Şimdi dört yapraklı bir yoncayı kokluyorum ben
Eski düşüncelerin gömütünde boy atmış yonca
Ve soruyorum saflığın ve bekleyişin kefeninde toprak olan o kadın
  gençliğim miydi benim?
Çıkabilecek miyim yeniden o merak merdivenlerinden?
Merhaba diyebilecek miyim o iyi Tanrı'ya çatılarda dolaşan?

Seziyorum zaman geçip gitti artık
Seziyorum an, tarihin yapraklarından benim payıma düşendir
Seziyorum aldatıcı bir aralıktır bu masa saçlarımla o garip ve kederli
adamın elleri arasında

Bir şey söyle bana
Teninin tüm sevgisini sana bağışlayan insan
Ne istiyor diri kalma duygusundan başka?
Bir şey söyle bana
Kıyısındayım pencerenin
Ve güneşle bağlantıda...

Furuğ FERRUHZAD

14 Ocak 2015 Çarşamba

PAMUĞUM SENİ ÇOK ÖZLEDİM


''Issız tepelerde güneşe bakıp saati tahmin etsem;
Haberim olmasa hiç perşembeden, pazartesiden…''
Turgut Uyar

Uzun zamandır yazmaya yeltenip,sonra biraz daha zamanı var dediğim, nadasa bırakılmış emeğimin artık işlenmesi gerektiğine,toprağın yeni tohumlara gebe kalabileceğine inandığım için harflerimi suyun akışına bırakmaya karar verdim.
 Çok özlediklerim var,
Yeri dolmayacaklarım
Sarılmak istediklerim var
Sonra artık saramayacaklarım
Umutlarım var
Mavisine bandırıp bandırıp tadına doyamadıklarım
Şimdi yıldızların ışığında açıyor çiçeklerimiz
Renklerimiz raks ediyor sevda bahçelerinde
Mevsim ne zaman ilkbahara bir kalsa
Pamuğumun hasreti dağlıyor gönlümü pare pare
İçimi avcuna döksem
Yine de beni sever miydin?
Öyle çok biriktirdim ki
Biriktirdik her birimiz
Bir bir takvimlerden günleri
Ayları,yılları
Düşününce hep asılı kaldı o günün,saatin
Görüntünün donup kalan soğuk yüzü
Eksilmeyecek sevgimin acıtan bu sesi
Seni çok özledim BABAANNEM!
 Seni biriktirmeyi çok özledim...
Seni sevmeyi
Sohbetini
Dilini
Yüreğinin şefkatini
Tüm özlemlerimi senin göğsüne yaslamayı çok özledim...

Mekanın Cennet Olsun  Can Parçam
Beni Unutma
Seni eksiltmedi kınalı kuzun
Dokun yine yaralarıma,,,
Beni Unutma!

YELİZ VARLI

14/01/2015
Ankara
HATIRAM KALSIN,,,


26 Aralık 2014 Cuma

BURDAYIM!






Biraz ara vermişken dinlemek istedim...
İçimde aydınlık sabahlara uyanmak
Hasret var özlem var canımın içisini ziyarete gitmek var
Ve daha milyonlarcası...
Hepsini bir bir yapacağım yarınki zaferin ardından!
Bu arada Damla'nın da bugün kafama soktuğu üzere ''EZEL''adlı diziyi izlemeye başlayacağım...Bakalım neler neler olacak...
İşte böyle ben çalışmalara devam edeyim...
Kalın sağlıcakla...
Nerde kalmıştıksa!




YELİZ VARLI
HATIRAM KALSIN
Ankara
19:43

7 Aralık 2014 Pazar

GÜZEL,NE GÜZEL OLMUŞSUN...




Gecenin tam ikisinde Fikret (Kızılok) Abiye selamlar olsun...



İnsanoğlu hep kendiyle yarış halinde

Üstadın da dediği gibi:

DO
Dün sabaha karsı kendimle konuştumBen hep kendime çıkan bir yokuştum
Yokusun basında bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum
Özdemir Asaf


Birazdan dinleyeceğiniz eser gibi tekrara varan o yükselişlerde hep hayallerinizdeki evde,mavi gökyüzüne uzanan masallardaki fasulye sırığının yaprak veren  merdivenlerine,bulutlara doğru...
Kelimelerinle oturmuşuz laf lafı açtı da sabahladık kelimeler-kağıt, kelimeler-kalem,  kelimelerim/n masamın üzerinde duran yüklü vagonladır benim yüklediğim anlamlardır şimdi sevgili,

Ben hep çağrılmayı beklediğim zamanlar için değil;

kendi yarattığım kahramanlarımla düşlediğim an'lar için dokundum insanların hayatlarına...

Şimdi sırada:

 Tchaikovsky - Piano Concerto 1 - B Flat Minor


Ve şimdi dönüyor dünya,

Bu denizler

Köşe başları

Güneş

keşfedilmemiş tüm satırlar

şu mazi
gözlerinde çok derinlere düşünce
hep senle bozguna uğradı kurduğumuz sözlenişler...
 Pencerem boşluğa açılır
artık göremem gidişini
ve gelişinle belki de tomurcuklanacaktı
şimdi mevsimlerden AŞK
aylardan HASRET
son noktanın öncesi
bitiyor bir yıl daha
omuzunda saatler,günler,aylar kala
hasreti gönlümüzde 
biz hep ateşe yatırdık
Bulutları sil artık pencerenden
el sallayamadığım aslında yüreğimin dolu dolu hisleriydi
Uğurlamaktan geri durmadığın 
hatıra şimdi 
sevdamız...
Çırpınıyorsa da yüreği şu bülbülün
bulutta geçti
gözyaşlarımla kalakaldım asılı tablonun
renk geçişlerinde
uçurum kenarında biten o çiçek şimdi
düzlüklerinde imzası VİCDAN
sabahlarında MEMLEKETİM(N)İN/!

YELİZ VARLI
HATIRAM KALSIN,,,
Ankara
4/12/2014
 

YARI YARIYA!




GELMİYORSUN!

 



Biliyorum sana giden tüm yollar kapalı
Üstelik aldatıldım
hem de şiirin sevdalı duvarında!
Ah kalbim,
çok sevdiğim o yazarın dizili serisi gibi
Şimdi bastıracak tenhasında ayazının serseri gülüşleri
Birinci rafındayız kütüphanemin
Uzanıyoruz
hasretin belkide kaç milyonuncu kilometresinde sılanın şiiri
gülleri
Yine de hiç bir aşk bu denli MAVİ
böylesine DELİ
yazılmayacak işlenmiş kapak desenli YILDIZına
Kirpiklerinin karasına
buğulu gözlerinde Cemal'i,Edip'i,Can'ı,Ahmet'i,Nazım'ı
içiyorum
Ay ışığında
ayak üstü sevişleri
 bu kez de sensiz giyiniyor
yürüyorum
yokuşunda
Farkındayım ezilmiş gülün tadı var dilinde
Üzerine yağıyor günahlar
Ve
Doğa bile affetmeyecek saklı kalan ne varsa
Ilık nefesinin değdiği tüm hücerelerde
hesap vereceksin
Saatin tüm çarptığı apansız kaybedilişlerde
Yığılmış nesline,
 nesine yâr nesine
tersine akan tüm derelerde
Usulca,
Yarı yarıya!


YELİZ VARLI
HATIRAM KALSIN,,,
07/12/2014
Ankara

1 Aralık 2014 Pazartesi

ŞEHİR

Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim, dedin
bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
Her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
Aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,

boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.

Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
Bu şehir arkandan gelecektir.
Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
Başka bir şey umma-
Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.
Konstantinos Kavafis