31 Ocak 2015 Cumartesi

MİNNET EYLEMEM...

''Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına,
Rızkımı veren Hüda'dır, kula minnet eylemem.''
Nesimi



Ne güzel demiş Nesimi...
Bazen türküler o kadar bizden ve o kadar eş ki!
Yürek öyle noksan ki
Bu alemde divane gibi gezdiren
Geriye kalan yalnızca tanımadığımız işte bu TENDİR!

Bir diziye başladım şimdilerde...
Game Of Thrones!
Yaşıyorum da işte ÇOK ŞÜKÜR der gibi...
Seviyorum hâlâ insanları
Dokunmak istediğim yüreklere daha sarılamamış olmanın verdiği HASRET
Ve içimde geleceğe dair inşa edilmeyi bekleyen milyonlarca harf,raylar ve pek çok DÜNYA var...
Yollar hep kişiliği bir yere vardırır mı bilmem
İnanmak istediklerimiz kadar mı varız aslında
Yahut çok mu basitiz
Sandığımız kadar yok muyuz VARMAK İSTEMEM!
İçimizdeki bu umut hiç EKSİLSİN de DİYEMEM
Ama demem o ki
İMKANSIZI kulağıma çalınan bu tellerden MAHRUM ETMİCEM!



HATIRAM KALSIN,,,

YELİZ VARLI
30/01/2015
Ankara,Ev

21 Ocak 2015 Çarşamba

ZAFERLERİM VAR!


Eveeet günce,
bugün iş sağlığı ve güvenliği sınav sonucum açıklandı...Ve başardım!
Bir adım daha yaklaştım..
Hayat,bazen de yakalar işte o sevince şarkısındaki nakarat misali
BÜYÜK BÜYÜK SEVECEK MEVSİM ZAFERLERİ
Belki de hiç dinmeyecek
Bitmeyecektir koşuşturmacası
Biliyorum,vazgeçersem ölürüm
Çarkların dönmesine değil
Güçlendikçe sessiz harflerin ağına takılıp
DOĞURAMAZSAK GÜNEŞ'i
Ya sonra...
Burası neresi
Hani o yürüdüğümüz samanyolu
büyüttüğümüz hisler gezegeninin
inmeyen yolcusuyuz bir sen
bir ben iki
Şimdi çizdik ya zamanın gökyüzünü yüreğimizin iziyle
Toprak türkü kokuyor
gece sevda
Aşkla kalalım
Uzanıp telgrafın tellerine
Gel etme yorma sevgili
DİNLE...



YELİZ VARLI
21/01/2015
Ankara,Ev
HATIRAM KALSIN,,,


PENCERE


Bir pencere, bakmaya
Bir pencere, duymaya
Bir pencere, yeryüzünün yüreğine ulaşan tıpkı bir kuyu gibi
Tekrarlanan mavi şefkatin enginlerine açılan.
Yalnızlığın küçücük ellerini
Cömert yıldızların verdiği gece bahşişi kokularıyla
Dolduran bir pencere
Belki de konuk etmek için güneşi şamdan çiçeklerinin gurbetine
Bir pencere, yeter bana

Oyuncak bebeklerin ülkesinden geliyorum ben
Bir resimli kitap bahçesinde
Kâğıt ağaçların gölgesi altından
Toprak yollarında geçip giden
Kurum mevsiminden, kısır aşk ve dostluk deneylerinin
Sıralarında veremli okulların
Alfabelerin soluk harflerinin büyüdüğü yıllardan
Ve karatahtaya taş sözcüğünü yazar yazmaz çocuklar
Ulu ağaçlardan sığırcıkların çığlık çığlığa kanat çırparak
Uçup gittikleri
O andan
Etobur bitkilerin köklerinden geliyorum ben
Ve hâlâ başım
Dopdolu
Bir deftere toplu iğnelerle
Çakılan
O kelebeğin yabancı sesiyle

Asılınca güvenim adaletin koptu kopacak ipiyle
Ve bütün kentte
Parıldayan ışıklarımın yüreğini parça parça edince onlar
Koyu renk mendiliyle yasanın, bağladıklarında
Aşkımın çocuksu gözlerini
Ve isteğimin acı şakaklarından
Fışkırdığında kan
Yaşamım artık
Hiçbir şey olmadığında, hiçbir şey olmadığında duvar saatinin
  tiktaklarından başka
Anladım birden yolum yok yolum yok yolum yok
Çılgınca sevmekten başka

Bir pencere yeter bana bir tek pencere
Bilince ve bakışa ve suskunluğa
İşte öylesine boy atmış ki ceviz fidanı
Anlatabilir artık genç yapraklarına tüm bir duvarı
Ve sor aynadan
Adını kurtarıcının
Ve işte senden daha yalnız değil mi
Ayaklarının altında titreyen yeryüzü?
Yıkıntı elçiliğini, peygamberler
Kendileriyle birlikte getirmediler mi çağımıza?
Ve yankıları değil mi o kutsal metinlerin
Bu patlamalar art arda
Bu zehirli bulutlar?
Ey dost, ey kardeş, ey herkes!
Yazın tarihini gül soykırımının
Aya vardığınızda!

Düşler
Ne kadar safsalar o yükseklikten düşer ölürler
Şimdi dört yapraklı bir yoncayı kokluyorum ben
Eski düşüncelerin gömütünde boy atmış yonca
Ve soruyorum saflığın ve bekleyişin kefeninde toprak olan o kadın
  gençliğim miydi benim?
Çıkabilecek miyim yeniden o merak merdivenlerinden?
Merhaba diyebilecek miyim o iyi Tanrı'ya çatılarda dolaşan?

Seziyorum zaman geçip gitti artık
Seziyorum an, tarihin yapraklarından benim payıma düşendir
Seziyorum aldatıcı bir aralıktır bu masa saçlarımla o garip ve kederli
adamın elleri arasında

Bir şey söyle bana
Teninin tüm sevgisini sana bağışlayan insan
Ne istiyor diri kalma duygusundan başka?
Bir şey söyle bana
Kıyısındayım pencerenin
Ve güneşle bağlantıda...

Furuğ FERRUHZAD

14 Ocak 2015 Çarşamba

PAMUĞUM SENİ ÇOK ÖZLEDİM


''Issız tepelerde güneşe bakıp saati tahmin etsem;
Haberim olmasa hiç perşembeden, pazartesiden…''
Turgut Uyar

Uzun zamandır yazmaya yeltenip,sonra biraz daha zamanı var dediğim, nadasa bırakılmış emeğimin artık işlenmesi gerektiğine,toprağın yeni tohumlara gebe kalabileceğine inandığım için harflerimi suyun akışına bırakmaya karar verdim.
 Çok özlediklerim var,
Yeri dolmayacaklarım
Sarılmak istediklerim var
Sonra artık saramayacaklarım
Umutlarım var
Mavisine bandırıp bandırıp tadına doyamadıklarım
Şimdi yıldızların ışığında açıyor çiçeklerimiz
Renklerimiz raks ediyor sevda bahçelerinde
Mevsim ne zaman ilkbahara bir kalsa
Pamuğumun hasreti dağlıyor gönlümü pare pare
İçimi avcuna döksem
Yine de beni sever miydin?
Öyle çok biriktirdim ki
Biriktirdik her birimiz
Bir bir takvimlerden günleri
Ayları,yılları
Düşününce hep asılı kaldı o günün,saatin
Görüntünün donup kalan soğuk yüzü
Eksilmeyecek sevgimin acıtan bu sesi
Seni çok özledim BABAANNEM!
 Seni biriktirmeyi çok özledim...
Seni sevmeyi
Sohbetini
Dilini
Yüreğinin şefkatini
Tüm özlemlerimi senin göğsüne yaslamayı çok özledim...

Mekanın Cennet Olsun  Can Parçam
Beni Unutma
Seni eksiltmedi kınalı kuzun
Dokun yine yaralarıma,,,
Beni Unutma!

YELİZ VARLI

14/01/2015
Ankara
HATIRAM KALSIN,,,


26 Aralık 2014 Cuma

BURDAYIM!






Biraz ara vermişken dinlemek istedim...
İçimde aydınlık sabahlara uyanmak
Hasret var özlem var canımın içisini ziyarete gitmek var
Ve daha milyonlarcası...
Hepsini bir bir yapacağım yarınki zaferin ardından!
Bu arada Damla'nın da bugün kafama soktuğu üzere ''EZEL''adlı diziyi izlemeye başlayacağım...Bakalım neler neler olacak...
İşte böyle ben çalışmalara devam edeyim...
Kalın sağlıcakla...
Nerde kalmıştıksa!




YELİZ VARLI
HATIRAM KALSIN
Ankara
19:43

7 Aralık 2014 Pazar

GÜZEL,NE GÜZEL OLMUŞSUN...




Gecenin tam ikisinde Fikret (Kızılok) Abiye selamlar olsun...



İnsanoğlu hep kendiyle yarış halinde

Üstadın da dediği gibi:

DO
Dün sabaha karsı kendimle konuştumBen hep kendime çıkan bir yokuştum
Yokusun basında bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum
Özdemir Asaf


Birazdan dinleyeceğiniz eser gibi tekrara varan o yükselişlerde hep hayallerinizdeki evde,mavi gökyüzüne uzanan masallardaki fasulye sırığının yaprak veren  merdivenlerine,bulutlara doğru...
Kelimelerinle oturmuşuz laf lafı açtı da sabahladık kelimeler-kağıt, kelimeler-kalem,  kelimelerim/n masamın üzerinde duran yüklü vagonladır benim yüklediğim anlamlardır şimdi sevgili,

Ben hep çağrılmayı beklediğim zamanlar için değil;

kendi yarattığım kahramanlarımla düşlediğim an'lar için dokundum insanların hayatlarına...

Şimdi sırada:

 Tchaikovsky - Piano Concerto 1 - B Flat Minor


Ve şimdi dönüyor dünya,

Bu denizler

Köşe başları

Güneş

keşfedilmemiş tüm satırlar

şu mazi
gözlerinde çok derinlere düşünce
hep senle bozguna uğradı kurduğumuz sözlenişler...
 Pencerem boşluğa açılır
artık göremem gidişini
ve gelişinle belki de tomurcuklanacaktı
şimdi mevsimlerden AŞK
aylardan HASRET
son noktanın öncesi
bitiyor bir yıl daha
omuzunda saatler,günler,aylar kala
hasreti gönlümüzde 
biz hep ateşe yatırdık
Bulutları sil artık pencerenden
el sallayamadığım aslında yüreğimin dolu dolu hisleriydi
Uğurlamaktan geri durmadığın 
hatıra şimdi 
sevdamız...
Çırpınıyorsa da yüreği şu bülbülün
bulutta geçti
gözyaşlarımla kalakaldım asılı tablonun
renk geçişlerinde
uçurum kenarında biten o çiçek şimdi
düzlüklerinde imzası VİCDAN
sabahlarında MEMLEKETİM(N)İN/!

YELİZ VARLI
HATIRAM KALSIN,,,
Ankara
4/12/2014
 

YARI YARIYA!




GELMİYORSUN!

 



Biliyorum sana giden tüm yollar kapalı
Üstelik aldatıldım
hem de şiirin sevdalı duvarında!
Ah kalbim,
çok sevdiğim o yazarın dizili serisi gibi
Şimdi bastıracak tenhasında ayazının serseri gülüşleri
Birinci rafındayız kütüphanemin
Uzanıyoruz
hasretin belkide kaç milyonuncu kilometresinde sılanın şiiri
gülleri
Yine de hiç bir aşk bu denli MAVİ
böylesine DELİ
yazılmayacak işlenmiş kapak desenli YILDIZına
Kirpiklerinin karasına
buğulu gözlerinde Cemal'i,Edip'i,Can'ı,Ahmet'i,Nazım'ı
içiyorum
Ay ışığında
ayak üstü sevişleri
 bu kez de sensiz giyiniyor
yürüyorum
yokuşunda
Farkındayım ezilmiş gülün tadı var dilinde
Üzerine yağıyor günahlar
Ve
Doğa bile affetmeyecek saklı kalan ne varsa
Ilık nefesinin değdiği tüm hücerelerde
hesap vereceksin
Saatin tüm çarptığı apansız kaybedilişlerde
Yığılmış nesline,
 nesine yâr nesine
tersine akan tüm derelerde
Usulca,
Yarı yarıya!


YELİZ VARLI
HATIRAM KALSIN,,,
07/12/2014
Ankara

1 Aralık 2014 Pazartesi

ŞEHİR

Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim, dedin
bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
Her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
Aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,

boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.

Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
Bu şehir arkandan gelecektir.
Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
Başka bir şey umma-
Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.
Konstantinos Kavafis

26 Kasım 2014 Çarşamba

NERDE KALDIYSAK!


Ah günler,
zaman
hayat...
İnsan sebebiyle bilerek ya da bilmeyerek 
kimbilir nelere vuruyor gözleriyle,
gülüşüyle ve 
sonra rengarenk oturur başka başka hayatlarda,
''Durma göğe bakalım...''T.U
Bir sevgilinin de duası duyulur serzenişleriyle 
yankı bulur şu dolambaçlı sokakların ardısıra 
anı'lar da yok olur
Kimler unutulmadı ki hem sonra...
Diyor ya üstad:
(...)
El ele gittiğimiz bir yolda sen git gide büyürsen
benim içimde çok beklemiş, çok eski bir yer kanar...
Turgut Uyar
Maksat bu  ya sevdada ne önde gitmek ne de geriye düşmektir
aslolalan eşit yürümek aynı hizada aynı adımlarla ve yük olmamak birbirinin hayatına
Kamburu çıkmış düzene
öyle ya da böyle 
SEVMEK varsa AŞK varsa uğrunda dövüşlecek kavga da vardır;
Bilirim ben 
uyur gözbebeklerinde sevda masalları 
kiminin rüyalarında kiminin dualarında...
Nasıl olsa kırıyor kalbimi eninde sonunda
mutlu sonlarda değil bizimkisi
Çıkmazı arıyor bardaktan boşalırcasına 
şarabının mahzeni  kaçıncı kilometresine inerse bu kuyularda
kirpik uçlarından şehveti yudumladığım
geceme saklı parmak uçları da
kuru gürültü bu söylediklerim
farzet ki aşkı yakalayacaksak bir esnafın tezgahında
Yahut dudakların değecekse bu ayazında sonbahar akşamının 
HAKKINI VERECEK biliyorum 
Çünkü epey harlandı yalnızlık
yol senin
şiir benim
GÖKYÜZÜ İKİMİZİN...


YELİZ VARLI 
HATIRAM KALSIN,,,
Ankara

23 Kasım 2014 Pazar

TÜRKÜNÜN ÖYKÜSÜ KONSERİ



http://www.dobgm.gov.tr/opera2013/weser2013.aspx?EserKodu=1217&Bsz=1
Gitmek isteyenlere linki!

Bugün ALES'in ardından uzun zamandır yapmam gereken plan programı yapıp başladım belki de kimbilir ve hatta inş.Ankara'da ki son zamanlarımı sanatla sevdiklerimle geçirmemin vesilesi de olsa kendi DÜNYAM'a uzanmaya!

Bugün sakarya usulu midye tava'nın ardınan bir de türk hahvelerimizi içip  iki lafın da belini kırdıktan sonra bu sefer de yolunu tuttuk Sevgimle LEYLA GENCER SAHNESİ'nin bizim için ayrılan koltuklarını ve dahası bu müthiş türkü şöleniyle ruhumuzu doyurmaya!

Türkülerin sevdasında yoğun duygularla ilk aradan sonra dedim ah DENİZ olmalıydı şimdi bir de semaverde çay e bi de başını omzuna yasladığın yârenle eşlik edilmeliydi;Anadolunun diyar diyar gezilen toprağıyla savrulunmalıydı bu soğuk ayazında başketinin sokaklarında!

İşin özü gitmenizi tavsiye ederim!
Ruhum yıkandı;özellikle de Selanik Türküsü benim en sevdiğim türküdür!Mutlaka dinlemlisiniz ve tabi ki Tuncer Tercan'ın bağlaması eşliğinde Ruhi Sulardan;Aşık Veysel'lere e bir de memleketi olan Karadenizin deli dalgalarından da savrulduk epey;geçmişimizle geleceğe doğru ilerleyen saatlere...

Ben türkü deyince Ruhi su Neşet baba Selda abla Ahmet abi Suavi Kazım abi Volkan abi ERKAN OĞUR Zülfü abi Edip abi Erdal abi Sebahat abla  ve daha nicelerini dinleyerek büyümüş olmanın  verdiği gururla ve duruşla devam diyorum müziğin her şifasından duasından dokunmaya yaraları sarmaya...

Türkü dinlemeden uyumayın a dostlar!
Benden size gelsin bizim oralardan;

Ruhun Şâd olsun BOZKIRIN TEZENESİ ve nice türkü diyarından geçen büyük üstadlar,sanatçılar,ozanlar!

YELİZ VARLI
HATIRAM KALSIN,,,
Ankara,Ev
23/11/2014





Neşet Ertaş - Gülşen Kutlu - Doyulur Mu

 

Selanik Türküsü & Çalın Davulları





17 Kasım 2014 Pazartesi

HOŞ GELDİNİZ...

Eveeeet,

Hoş Geldiniz!!

Biliyorum epey ara verdim.Ancak zaman kimimizin yaralarını sardı kimimizin kabuk bağlattı yahut kanattı ama şimdi sıra kalemimizde...

Dilerim iyisinizdir,

Ben umut ve maviden besleniyorum

Tavsiye ederim

Lütfen icabına bakılsın :) :)


YELİZ VARLI


UMUT HARELERİ






Hilesiz kucaklamak nedir bilir misin
hasrete sürgün veren maviyi
Pencerenin pervazından sarkıtır filizlerini
gökyüzü gibi bir şey
 Umut hareleri dedikleri
bir yaklaşıp bir uzaklaşır
şu mevsim  geçişlerinde gizemi
Sarılı parmak uçlarından kayıp giderken zaman
takılı kalmış anlar an'ılardır geriye yaslanan
Hatırı var mıdır bilmem ince belli bardakta içilen o çayın
boynuna sarılı bir tutam yalnızlık desenli fular
Dağıtsa da saçlarını rüzgâr
Bence gülüşü  tanrının ona bahşettiği en güzel armağan
Tuttuğumuz şarkılar
Ve o yıldızlara inat
sevdiğimin sesindeki şefkat
Kalbimin çoçuklar gibi kandığı
hisler durağında bekledi beni
çıkarsızca soluklanıp
büyüttü bizi
Kelimelerin aslında saran,
çok sonraları kucaklayan
 sıcaklığına dalıp
sığınaklarına umut ekebilmekti
sevmek
Sevebilmek dediğim;
koca bir emekti...

YELİZ VARLI
16/08/2014
Ankara
HATIRAM KALSIN,,,